Öfke Patlamalarında Koçluğun Gücü

İçimizde bastırdığımız ,görmezden geldiğimiz,yok saydığımız öfke duygusu ….

Bilinçaltı boyutta ,öfke duyduğumuz kişiye daha çok bağlanırız.Öfke beslendikçe,kin,nefret duygularıyla kendimizi yoğurdukça ,intikam duygusu ile hakkımızı aradıkça ,bir yere varılmayacağı bir gerçektir.Sadece kendimizi hasta eder,dışarıda rahatsız eden durumların  değişmesi gerektiği beklentisiyle, bir adım dahi ileriye gidemeyiz.

Her derdin,her sıkıntının,istenilmeyen her şeyin bir sebebi vardır.Durumlar karşısında ,öncelikli tutum,

‘’Bunun benimle ne ilgisi var?’’sorusu ile kaynakta,neyin olduğunu fark etmekle işe koyulmaktır.

Farkındalıkla,bilinç değişir ve değişim başlar.

Kendinden yansıyanı,öncelikle kabul edip,şefkatle beslediğimizde ondan özgürleşebiliriz.

İnsanları iyileştirecek tek ilaç,sevgidir.Korkularıyla baş edemeyen,öfke ile, bilinçsizce,duygusunu bastırmaya çalışır.

Korku,yalnızlık,incinmişlik,çaresizlik ,terk edilmişlik hallerini buna örnek olarak verebiliriz.

Sorunlu aile yapısı,travmatik geçmiş,kişilik problemleri

Ya da hayatın bütünü öfkenin kaynağı olabilir.İşler kontrolden çıktığı anlarda,beynin amigdala tarafından alıkonulduğu durumlarda ,düşünce melekeleri sekteye uğrar ve içgüdüsel davranışlara

geri dönülür.Örneğin,trafikte basit bir anlaşmazlık ve arabadan inip,canavara dönüşen insan davranışları….

Eve beklenildiğinden daha geç gelen eş ya da çocuğa gösterilen tutumlar…

Kredi kartı ekstresi ile birbirine giren aileler…

Gibi,gibi…birçok örnek….

Haber başlığı!!!

Amigdala beynin tüm işletim sistemini ele geçirdi.Amigdala kontrolü alınca,öfke patlamaları ve yıkıcı

Sonuçlar…

Düzenli yaşam Koçluğu desteği alan bireyler,(durumun kökeninde psikolojik bir rahatsızlık sözkonusu değilse)düzenli meditasyon yapanlar,yoga ile ilgilenenler geliştirdikleri bilinçli farkındalık ile duygularını daha iyi okuyarak, amigdala işletim sistemini daha kolaylıkla kontrol altında tutarlar.

Duygular,dış dünyadan aldığımız duyusal uyaranlara etiket takma gibi işlev görürler.Duygusal olarak bizi etkilemeyen şeyler,çok fazla tepki ortaya çıkarmazken,duygusal olarak bizi etkileyen uyaranlar

Zihnimizde kalıcı olarak yer edinerek,davranışlarımızı köklü olarak değiştirirler.

Yaşamı ,genellikle duygularımız üzerinden ürettiğimiz tepkilerle yaşıyoruz ve bu tepkiler yaşamımızın kalitesini belirliyor.

Her birimiz önce kendimiz,sonra diğerlerimiz üzerinde nasıl daha iyileştirici bir etki yaratabiliriz, diye niyet edip,işe başlayabiliriz.Kazanan her daim sevgidir.Şefkat ise ,herkese iyi gelir.

Kişisel algılamaları bir kenara koymak,çileden çıkmaya başlayacağımızı fark ettiğimiz anlarda,yaşamda varoluşumuz nefesin gücü ile, dengeye gelmek,bakış açısını değiştirerek meseleye farklı açılardan bakmak,ezbere cevaplar yerine doğru soru sormanın , gücünden faydalanmak

Yaşam Koçluğu seansları sürecinde kazanılan becerilerimiz olacaktır.

‘’Dertler derya olmuş,ben de bir sandal’’bakış açısı olaya ne hoş bir farkındalık getirir.

Her şey iyileşebilir.Ardımızda mağdurlar bırakarak daha güçlü olamayacağımız gibi,öfke duyarak da bir yere varamayız.

Her durumda daha da iyileşmiş ve özgürleşmiş olarak devam etmenin yolu,öfke zincirini kırmak aslında…

Döngüyü yok etmek için öncelikle nelere inanıyoruz?

Aileden,çevremizden bize miras kalan işe yaramayıp,hatta bize zarar veren kök inançlarımız neler?

Bunları tespit etmekle değişim ve dönüşümü başlatabiliriz.

Yaşam Koçluğu,profesyonel yol arkadaşlığıdır ve dönüştürücüdür.

Sevgiyle ve umutla daima

Mehtap Hersek Akkoyunlu

Leave A Reply

Navigate