Acıya Yanıtın Şefkatin Olmalı

Öz şefkatin zor zamanlardan geçerken ,çevrene gösterdiğin ilgi ve nezaketi kendine göstermektir.

Kendini yetersiz hissettiğin anlarda ,diğerlerinin de aynısını hissedebileceğini kendine hatırlatmaktır.

İşler zorlaştığında,başkalarının da buna benzer durumları yaşayabileceğini hatırlamaktır.

Moralinin bozuk olduğunu hissettiğin anlarda eleştirmek yerine,kabul etmenin gücünden faydalanmaktır.

Yaşam Koçluğu,düzenli çalışmalarla,destek alan kişiye ,yaşamda kullandığı objektifi işte bu açılardan

göstererek,dönüşümüne hizmet eder.

Kendini kusursuz ve mükemmel görmek değil,görmezden gelmek hiç değil,sadece farkında olmak,kabul etmek ve bundan daha fazlası olduğunu görerek değişim dalgasını yaratmaktır.

Yaşamla sörf yapabilme sanatı,yaşam koçluğunda, hamur yoğurulurken istenilen kıvamdır.

Yaşamda bütünsel iyilik hali ,

Savunmasız ve sınırlı değil,motive edici bir yaklaşımla yaşamı kapsayarak,

En iyisi,en mükemmeli için değil,

Sürekli yarışta gibi hissetmeden,

Yargılayan,yargılanandan öte,

yaşananları içselleştirip,derinleşme sürecini deneyimleme bütünüdür,aslında.

Sürekli başarmak hissi,

Daha fazlası,daha fazlası diyen zihnin gürültüsünden uzaklaşıp,

Öz şefkatin gücü ile ,

standardı sürekli koruma ve/veya yükseltme güdüsünün tuzağından ,farkındalıkla yaşama katılma ve

dengede kalma becerisini iyileştirmedir.

Zorlayıcı duyguları deneyimlemekte,yaşamın içindedir.

Zorlayıcı duyguların yaşandığı anlarda, duyguyla fazla özdeşleşme hali,yaşam enerjisini düşürür.

Bu durumlarda,kendimizi acıdan duygusal olarak uzaklaştırma,acıyla baş etme yetisini yükseltir.

‘’Bu yaşadığım gerçekten çok zor’’, yerine,Şu anda kendimi nasıl rahatlatabilirim?’’ yaklaşımı ile kendimizi şefkatle  yatıştırarak  ve sakinleştirerek , barış teklifi yapar ve dengede kalma haline kaldıraç oluruz.

Zorlayan durumun,bizim hatamızdan kaynaklandığı durumlar,tam olarak kendimize şefkat göstereceğimiz anlardır.

Genellikle,hata yapmamamız gerektiği,ya da hata yaptığımızda bu durumun kendi dikkatsizlik ve özensizliğimizden kaynaklandığı söylemleri, kendimize karşı acımasızca tutum geliştirmemize sebep olur.Çocukluktan itibaren aktarılan ufak mesajlar birikerek hata yaptığımız anlardaki otomatik tepkilerimizi oluşturur ve kör inanç dediğimiz kalıpların oluşmasına sebebiyet vererek,döngüyü devam ettirir.Öz eleştiri alışkanlığı geliştirilerek,öz şefkat baskılanır.

Kendine karşı tekrar nezaket gösterme farkındalığı,yaşam koçluğu seanslarında tekrar uyandırılır.

Kendini ve başkalarını eleştirme davranışı da yine ezberlenen ve’’senin iyiliğin için’’maskesi altında desteklenen davranış kalıplarıdır.İyi davranışları artırmanın tek yolunun,istenmeyen davranışları eleştirmek olduğu inancı toplum içinde pekiştirilmiştir.

Şu an;

Kendini bir arkadaşına eleştiride bulunurken hayal etmeni rica ediyorum.

Mesela,tişörtünü ters giymiş dolaşıyor…..

Nasıl davranırdın?

Seninle kesin dalga geçmiştir görenler..Nasıl fark etmezsin?mi diye mi karşılık verirsin,

Yoksa ;

Hangimizin başına bu tür durumlar gelmiyor ki?diyerek odağı oradan başka tarafa mı çevirirsin..…

Yaşamın her alanında durumlara, eleştiri yerine geri bildirim yaparak cevaplamak geliştiricidir.

Eleştirel yaklaşımları zihninizde fark ettiğinizde,ya da dışarıdan eleştirel bir tutumla karşılaşıldığında,

Onların zihindeki bir radyodan geldiği  imgelenebilir.Sesini kısabilir ya da radyodaki her habere inanılmadığı  gibi bu seslere de kapılmadan ,sadece düşünce geçişi  izlenebilir.

Sen o sesler değilsin.!!!

Lütfen ,tekrarla!!!!

Ben zihnimdeki sesler değilim…!!!!

Acılar ve sıkıntılar bedendeki yaralar gibidir.Yaşam koçluğu ile yaralara pansuman yapılır.Kendimize nazik davranmamızı hatırlatan yara bantları yapıştırılır.

Nezaketle,şefkatle yaşamını yoluna koyman niyetiyle….

Sevgiyle ve umutla daima

Mehtap Hersek Akkoyunlu

Leave A Reply

Navigate